Eşlerin Eşitliği ve Evlilikte Kadının Soyadı

Giriş

Geçtiğimiz haftalarda Yargıtay’ın verdiği tarihi nitelikteki kararın ülkemizdeki cinsiyet eşitliği anlayışında yeni bir sayfa açacağı konuşuldu. Söz konusu 9 Nisan 2018 tarihli karara göre, boşanmış kadın, velayeti kendisine verilmiş olan çocuğa kendi soyadının verilmesini, velayet hakkına dayanarak Aile Mahkemesinden isteyebilecek. Dolayısıyla evlilik sonrasında da olsa kadının soyadını öne çıkaran bir karar söz konusu olmuştur. Türkiye’de yasada ve uygulamada geri planda kalmış olan kadının soyadı, diğer ülkelerin hukuk sistemlerinde hangi konumdadır? Bu uygulamalar, eşler arası eşitliği ne ölçüde sağlamaktadır?

Eşlerin Eşitliği

Eşlerin eşitliği, mutlak eşitlik ilkesi üzerinde temellendirilmiştir. Kanun önünde eşitlik ilkesi Anayasamızın 10. Maddesi ile güvence altına alınmış olup, 7/5/2004 tarihli 5170 sayılı değişiklik ile bu maddeye kadın ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğu eklenmiştir. Eşlerin eşitliği ilkesi de eşlerin birbirlerine ve üçüncü kişilere karşı eşit haklara ve yükümlülüklere sahip olmaları gerektiği fikrine dayanmaktadır.

Eski Türk Kanunu Medenisi 152. Maddesi, kocayı evlilik birliğinin reisi olarak tanımlamış, 154. Maddesi’nde ise evlilik birliğinin temsili kural olarak kocaya verilmiş, karının temsil yetkisi evin daimî ihtiyaçlarını karşılamak amacı ile sınırlandırılmıştır. Yalnızca iki maddeden yola çıkarak bile, Eski Türk Kanunu Medenisi’nde eşlerin eşitliği prensibinin modern çağın yönelimine uyuşmayacak şekilde benimsendiğini söylemek mümkündür.

Yeni Türk Medeni Kanunu’nda ise bu prensibin benimsendiğini söylemek mümkündür. Zira TMK m. 185’te hak ve yükümlülükler den karı-koca ayrımı yapılmadan bahsedilmiş, m. 186/
II’de evliliğin beraber yönetileceği belirtilmiş, temsil yetkisi her iki eşe de tanınmıştır. Bu değişiklikler ile eşler arasındaki eşitliğe zarar veren hükümlerin yerine eşitliği öne çıkaran hükümler getirilmiştir. Ancak TMK m. 187 kadının kocanın soyadını alması ve kendi soyadını ancak yazılı başvuru yaparak kocasının soyadı önünde kullanması düzenlemesi (14.05.1997 tarihli 4248 sayılı değişiklik) değişmemiş, bu noktadaki eşitsizlik giderilememiştir.

Bu çalışmada farklı ülkelerin hukuk sistemlerinde kadının ve ailenin soyadı hakkındaki düzenlemelerin genel prensiplerinden bahsedilip bu düzenlemeler yukarıda açıklanan eşlerin eşitliği bakımından kısaca değerlendirilecektir.

Türk Medeni Kanunu’nda Durum

TMK m. 187 uyarınca evlenen kadın, evlilik ile kocasının soyadını alır, kural olarak kendi soyadını evlilik süresince kullanamaz. Ancak evlilik başvurusu sırasında
ya da sonradan nüfus idaresine yazılı başvuru yaparak kocasının soyadı önünde kızlık soyadını kullanma hakkına sahiptir. Dolayısıyla yıllarca kendi soyadıyla tanınmış, kariyerini geliştirmiş kadın evlenerek kocasının soyadını almak zorunda kalmaktadır. 14.05.1997 tarihli 4248 sayılı değişiklikle kadına kendi soyadını kocasınınkinin önünde kullanma hakkı tanınmış, ancak yine de yalnızca kendi soyadını kullanmayı talep etme hakkı verilmemiştir. Bu hüküm, kadının kızlık soyadı ile tanınması durumlarında uygulama bulmuştur. Ancak Anayasa Mahkemesi, 19.12.2013 tarih ve 2013/2187 sayılı Karar ile evlenerek iki soyadı kullanan kadının
evlilik öncesi soyadına dönme talebinin reddedilmesinin Anayasanın 17. Maddesinde tanımlanan manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlali teşkil ettiği belirtmiş, şart aramaksızın tüm kadınların kızlık soyadlarını kullanmalarını mümkün kılmıştır.

“Bu açıdan çekirdek aile içinde soyadı bakımında eşlerin eşitliğinin sağlandığı ancak geçmişe uzanan ve geleceğe uzanacak
süreçte erkek taraflarının soyadlarının baskınlık gösterecek olmasının bu eşitliği bozacağı söylenebilir.”

Türk Medeni Kanunu’nda kadının kocasının soyadını taşıma zorunluluğunun ortaya çıkardığı eşitsizlik, Anayasa Mahkemesinin Anayasaya aykırılık ilkesi ile giderilmiş sayılabilecekse de kadınların evlilik içinde yalnızca kendi soyadlarını kullanmalarına sadece başvuru yolu açılmıştır. Bu durumda Türk Medeni Kanunu’nca tanınmış bir eşitlikten söz etmek pek mümkün değildir.

İsviçre Medeni Kanunu’nda Durum

ZBG Art. 160’a göre kural olarak eşler evlilikle önceki soyadlarını korur. Ancak eşler evlendirme memuruna yapılan beyan ile eşlerden birinin evlilik öncesinde taşıdığı soyadın ortak soyadı olarak kullanılmasını kararlaştırabilirler. Eşlerin eski soyadlarını korudukları durumda evlilikte doğacak çocuğun soyadı, eşlerin soyadlarından biri olacak şekilde eşler tarafından belirlenir.

Burada açıkça görülmektedir ki özellikle kadın eşin kendi soyadını korumasının kural olarak benimsenmesi ülkemizdeki durumdan büyük farklılık göstermektedir, zira ülkemizde kadın evlilik öncesi soyadını ancak erkeğin soyadının yanında kullanabilmekteyken İsviçre’de böyle bir zorunluluk mevcut değildir. Bu bakımdan eşlerin eşitliği ilkesinin sağlanması, İsviçre Medeni Kanunu’nun ilgili düzenlemesinde gözetilmiştir.

İspanya’da Durum

İspanya’da geleneksel olarak çift soyadlılık durumu mevcuttur. Ülkemizde ve diğer ülkelerde pek rastlanmayan bu duruma göre evlilik birliği içinde doğan çocuğun soyadı, annesinin ve babasının soyadlarının birleşimi oluşur. 1999 yılına kadar kanunen babanın soyadının annenin soyadının önünde olması gerekiyordu. Yapılan kanun değişikliği ile soyadlarının sırası
ebeveynler tarafından belirlenecek olsa da uygulama genel olarak eskisi gibi devam etmiştir.
Ancak anne ve babanın da ikişer soyadı olduğundan, çocuğa, eşlerin babalarından aldıkları soyadları geçmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse María García López ile José
Pérez González adlı kişilerin Antonio isimli çocuklarının soyadı Pérez García olacaktır. Bunun yanı sıra kadın, eğer isterse kocasının birinci soyadını “de” bağlacı ile kullanabilir. Deminki örnekten devam edilirse, María García López de Pérez ismi kullanılabilir.

Bu sistem çocuğun anne ve babasından birer soyadı alması sebebiyle her ne kadar eşitlikçi gözükse de bu kısa vadede yapılabilecek bir çıkarımdır zira uzun vadede
aktarılan soyadları takip edilirse yalnızca baba tarafından gelen soyadlara ulaşılabilir. Bu açıdan çekirdek aile içinde soyadı bakımında eşlerin eşitliğinin sağlandığı ancak geçmişe uzanan ve geleceğe uzanacak süreçte erkek taraflarının soyadlarının baskınlık gösterecek olmasının bu eşitliği bozacağı söylenebilir.

Fransız Hukukunda Durum

23 Haziran 1794 tarihli “Loi du 6 fructidor an II” Art 1’e göre hiçbir vatandaş, doğum belgesinde yazılı olmayan bir adı ya da soyadı kullanamaz. Dolayısıyla kadınların soyadının evlilikle değişmesi mümkün değildir.

17 Mayıs 2013 tarihli, eşcinsel evliliğin önünü açan kanun ile eklenen CC Art. 225/I
uyarınca eşlerin her biri, diğer eşin soyadını kendininkinin yanında ya da yerine kullanma hakkına sahiptir. Bu hüküm ile kocanın, karısının soyadını kullanması da mümkün hale gelmiştir.

Fransız aile hukukunun her iki eşe de diğerinin soyadını kendininkinin yerine ya da yanında kullanma hakkı tanıması, karşılıklı eşit bir hakkı gündeme getirir ve eşlerin eşitliği ilkesini benimser.

Alman Hukukunda Durum

BGB Art. 1355, eşlerin beraber belirleyeceği ortak bir aile soyadı (Ehename) tanımaktadır. Bu soyadı, karının ya da kocanın evlenmeden önceki soyadı (Nachname) olabilir. Ayrıca eşlerde yalnızca biri, ikisinin soyadının birleşiminden oluşan bir soyadı (Doppelname) kullanabilir. Evlilikten doğacak çocuklar, annenin ya da babanın Doppelname kullandığı bir durumda, öbür ebeveynin Nachname’sini kullanır.

Erkeğin evlendiği kadının soyadını kullanması her ne kadar yasaca tanınmış olsa da bu olanak teoriden öteye gitmemiş ve önceden süregelen gelenek devam ederek kadınlar erkeklerin soyadını almaya devam etmişlerdir. Bu açıdan bakıldığında uygulama Türkiye’deki uygulamaya yaklaşmaktadır, ancak yine de kadınların yalnızca kendi soyadlarını kullanmaları, Türkiye’deki düzenlemeden farklı olarak mümkündür.

İzlanda’da Durum

İzlanda, dünyada halen geleneksel İskandinav soyadı sistemini kullanmakta olan tek ülkedir ve bu sistem belki de en alışılmış dışı olandır. Sisteme göre, soyadları kalıtsal değil, bireyseldir. Aslında bütün sistem, “-son” ve “-dóttir” takıları üzerine kuruludur. Öyle ki erkeğin soyadı, kural olarak babasının isminin sonuna “oğlu” anlamına gelen “-son”, kızın soyadı ise “kızı” anlamına gelen “-dóttir” eki getirilerek kurulur. Ayrıca evlilik ile eşlerin
soyadlarında değişiklik kural olarak olmaz. Dolayısıyla biri erkek biri kız olmak üzere iki çocuklu bir ailede bile dört farklı soyadı görülmektedir.

Bu sistem, kadının ve erkeğin doğumları ile kazandıkları soyadlarını koruması bakımından eşitlikçi gözükmekte olmasına rağmen sistemde çocuğun soyadının belirlenmesinde kural olarak babanın adı kullanılır, 18 yaşından sonra istenmesi halinde soyadında annenin
adı esas alınabilir ki bu durum da eşlerin eşitliği ilkesini sarsmaktadır. Ayrıca aile üyelerinin belirlenmesinin zorluğu göz önünde bulundurularak özellikle miras hukuku alanında çok büyük sıkıntılarla karşılaşılması mümkündür.

Sonuç

Bu çalışmanın amacı önceden de belirtildiği gibi çeşitli ülkelerin hukuk sistemlerinde evlenen kadının soyadının ne tür düzenlemelere tabi olduklarını inceleyerek pozitif hukuktaki uygulamaları belirlemek ve de bu uygulamaları eşlerin eşitliği bakımından değerlendirmektir

Ele alınan ülkelerde birbirinden farklı uygulamaların yer aldığı görülmektedir. Farklı ülkelerin farklı kültürleri, farklı tarihleri olduğu düşünülerek bu durumun şaşırtıcı olmadığı söylenebilir. Ancak eşlerin eşitliği, temelini mutlak eşitlik ilkesinden alan doğası gereği her hukuk sistemde aynı şekilde incelenmiştir.

Bu çalışma ile cinsiyet farkı gözetilmeden eşlerden birinin diğerinin soyadını alabileceği ya da eşlerin soyadlarını birleştirebilecekleri sistemlerin eşlerin arasındaki eşitliği pekiştirdiği sonucuna varılabilir.

1)743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi İkinci Kitap, Birinci Kısım, Beşinci Bap, Evlenmenin Umumi Hükümleri (md. 151 vd.)

2)Akar, İ. (2017, Aralık) Kadının Soyadına İlişkin Anayasa Mahkemesi’nin Kararı ve Bunların Doğurduğu Problemler, Lex Imperfecta (sf. 45-46)

3)Anayasa, Madde 10 (Ek fıkra: 7/5/2004-5170/1 md.)

4)BGB Art. 1355

5)Código Civil, Art. 109

6) Dural, M. Öğüz, T. & Gümüş, M. A. (2017) Türk Özel Hukuku Cilt III Aile Hukuku. Filiz Kitabevi.

7)Koçhisarlıoğlu, C. (1988). Aile Hukukunda Eşlerin Eşitliği. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 1-4.

8)LOI n°2013-404 du 17 mai 2013 – art. 10

9)Loi du 6 fructidor an II (23 août 1794), Art. 1er

10) Rheinstein, M., & Glendon, M. A. (1978). West german marriage and family law reform. The University of Chicago Law Review, 45(3), 519-552.

11)Türk Medeni Kanunu İkinci Kitap, Birinci Kısım, Üçüncü Bölüm, Evliliğin Genel Hükümleri (md. 185-188)

12) ULUSOY, Ş., ÖNCELER, S. (2018, 11 Nisan) Tarihi karar: Çocuklar artık annelerinin soyadlarını taşıyabilecek. Sözcü. Retrieved from: https://www.sozcu.com.tr/

13) Wikipedia contributors. (2018, April 11). Maiden and married names. In Wikipedia, The Free Encyclopedia. Retrieved 10:59, April 22, 2018, from https://en.wikipedia. org/w/index.php?title=Maiden_and_married_names&oldid=835875047

14) Wikipedia contributors. (2018, April 14). Spanish naming customs. In Wikipedia, The Free Encyclopedia. Retrieved 11:02, April 22, 2018, from https://en.wikipedia.org/w/index.php?title=Spanish_naming_customs&oldid=836337705

15) Wikipedia contributors. (2018, April 9). Double-barrelled name. In Wikipedia, The Free Encyclopedia. Retrieved 16:15, April 22, 2018, from https://en.wikipedia.org/w/index.php?title=Double-barrelled_name&oldid=835578975

16) Wikipedia contributors. (2018, February 27). Icelandic name. In Wikipedia, The Free Encyclopedia. Retrieved 16:20, April 22, 2018, from https://en.wikipedia.org/w/index.
php?title=Icelandic_name&oldid=827835930

17) Wikipedia contributors. (2018, March 18). German name. In Wikipedia, The Free Encyclopedia. Retrieved 16:15, April 22, 2018, from https://en.wikipedia.org/w/index. php?title=German_name&oldid=831043942

18)Wikipedia contributors. (2018, March 23). Surnames by country. In Wikipedia, The Free Encyclopedia. Retrieved 11:03, April 22, 2018, from https://en.wikipedia.org/w/index.php?title=Surnames_by_country&oldid=832067974

19)YILMAZ, A. G. D. K. K. (2014). Kadının Bitmeyen Soyadı Sorunu. Ankara Barosu Dergisi, (4).

Son Not

  • Y2HD, 09.04.2018, E. 2018/1306, K. 2018/4719
  • Türk Medeni Kanunu
  • İsviçre Medeni Kanunu Madde 160
  • 23 Ağustos 1794 tarihli Kanun 1. Madde
  • Fransız Medeni Kanunu Madde 225/I
  • Alman Medeni Kanunu Madde 1355

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir